MOSKOVA’DA ESKİ “YENİ” MİMARİ 18. yüzyılın başlarında, Büyük Petro, Rusya’nın teknolojisini, kültürünü ve hayat üslubunun birçok öğesini Batı etkilerine açmıştı: Rönesans’ı tamamen atlayan Ortodoks Rusya’da Klasisizm, Avrupa gemi yapım tekniği gibi, bilinçle ithal edilen bir üsluptu: Petro, denizcilik kitapları ile mimarlık kitaplarını aynı anda Rusçaya çevirttirdi. Onu izleyen hükümdarların yönetiminde, tam Rusya boyunca kentsel çevre, standart tasarım el kitapları kullanılarak klasik binaların hiyerarşik düzenleri ile donatıldı. Öyle ki, Klasisizm, geleneksel ahşap mimarinin yerini alarak “modern Rus üslubu” olarak kabul görmeye başlandı.
19. yüzyılda, geleceğin “Modern Rusya”sının şekli, felsefi, sosyal ve politik tartışmalarda, geleneksellik-çağdaşlık tartışmalarının merkezinde yer aldı. Tabii, bu tartışmalar, otokratik yönetim altında ancak edebiyat, sanat ve mimari ile su yüzüne çıkabiliyordu. 19. yüzyıl Rusyası’nın stilistik gelişimi, Avrupa’da yaşanana paralelse de, içerik ve amacı daha politikti. Klasisizm’i, Rus-Bizans üslubu izledi. Bu üslubun klasik kompozisyonel çerçevesi Rus yerel detayların kullanılması ise, Bizans elemanıydı...
 © BOYUT YAYIN GRUBU |  © BOYUT YAYIN GRUBU |  © BOYUT YAYIN GRUBU |  © BOYUT YAYIN GRUBU |
 © BOYUT YAYIN GRUBU | | | |