Konstantin Kavafis (1863-1933)
Asıl adı Konstantinos Petrou Kavafis olan şair, İstanbullu bir ana-babanın oğlu. Daha sonra İskenderiye’ye göç eden ailenin yaşamı, 1882 yılına kadar İskenderiye ve Londra arasında geçti. 1882’deki İskenderiye işgali sırasında tekrar İstanbul’a göç eden Kavafis, 1882-1885 yılları arasında İstanbul’da yaşadı. Ve şiir yazmaya da bu kentte başladı. Tekrar İskenderiye’ye dönüş ve Sular İdaresinde katiplik ve İskenderiye borsasında simsarlık gibi işlerle hayatına devam etti. İş arkadaşı İbrahim el-Kayar, anılarında Kavafis’i şöyle tanımlar: “Sular İdaresi’nde katiplikle işe başlayan, daktilo olmadığı için o sıralar mektupları elle çoğaltan, çok iyi İngilizce bildiği için, kendini gösterip bölüm şefi olan, yazıların düzeltilmesi işinde çok titiz davranan, noktalama konusunda işi ukalalığa vardıracak kadar dikkatli olan, bir virgülün eksik olduğunu söyleyerek insanları çıldırtan, ama işinde dalga geçen, mesai bitiminde arkasından atlı kovalıyormuş gibi bürodan kaçarcasına çıkan, çok kurnaz, şeytana külahını ters giydiren, sevimli, pinti, huysuz, bencil, çağıyla pek ilgilenmeyen, tarihle ilgisini en fazla İ.S. 13. yüzyılla sınırlandıran garip bir insan ve şair...”
Kavafis, yaşamı boyunca çok az yazdı, yazdığından da azını yayımladı. Belli bir düzeye geldiğine inandığı şiirlerini tek yaprak halinde dostlarına gönderdi. 1903’te ilk şiirlerini yayımladı. En önemli şiirlerini 40 yaşından sonra yayımladı ve kendini “yaşlılığın şairi” olarak nitelendirdi. Ölümünden önce 154, ölümünden sonra “Bulunan Şiirler”, “Yayımlanmamış Şiirler” başlığı altında yayımlanan 75 şiiriyle birlikte toplam 229 şiir yazdı. 1933 yılında yakalandığı hastalıktan kurtarılamayarak hayata veda etti.
|